top of page

Öğrenmeyi Öğreten Sistem: STE(A)M

İçinde bulunduğumuz dünya, insanlığın varoluşundan bu yana bir şekilde büyüyüp gelişmektedir. İlk kez ortaya konulan ürünlerin üzerine bir diğer nesil daha fazlasını koymuştur. Bu durum zaman ilerledikçe zamanla beraber ilerlemiş ve şu an sahip olduğumuz modern ve teknolojik yaşam olanaklarına dönüşmüştür. Peki bitti mi? Elbette hayır. İnsanları diğer tüm canlılardan ayıran en büyük özelliği düşünce ve düşüncelerle birlikte ortaya koyduğu ürünlerdir. Yani insanlık varsa gelişim de bir şekilde vardır.


Ellerimizin altında bulunan teknoloji belki en üst seviyesindeymiş gibi hissedebiliriz; ancak durum böyle değildir. Mutlaka bir şekilde gelişim, dönüşüm, inovasyon hız kesmeden devam ediyor ve insanlık olduğu sürece de devam edecektir. Daha eski zamanlarda bu gelişim belki daha azdı veya yapılan çalışmaların değerleri bilinmeden rafa kaldırıldılar. Şu an günümüzdeki dünyada ise üretilen her şey bir şekilde hayat buluyor ve kitlelere ulaşıyor. Bu yönde eski çağlarda yaşamış ve imkanlarıyla üretim ve inovasyon yapmış insanlardan çok daha fazla avantaj sahibiyiz. Peki bu avantajımızı gerektiği gibi kullanıyor muyuz? Çağımızın getirmiş olduğu sisteme ayak uydurabiliyor yani kendimizi geliştirebiliyor muyuz? Belki bu soruların cevabı herkese göre farklıdır; ancak farklı olmayan tek şey vardır ki o da yapacağımız çok fazla şeyin var olmasıdır. Bunların başında ise yeni nesil öğrenme biçimi olan ve ‘gerçek öğrenmeyi’ öğreten STEM eğitim sistemi yer alıyor. Şu an STEM diyoruz fakat başlığımızda STE(A)M yazıyor. Bunun cevabını da yazımızın ilerleyen bölümlerinde alabilirsiniz.



STEM eğitim sistemi Avrupa’da bulunan birçok ülke tarafından müfredat olarak belirlenmiş ve okul öncesi çağlardan başlayarak çocukların alt yapılarına yerleştirilmesi planlanan bir eğitim sistemidir. Aslında hep olması gereken ve eğitimden gerçek verimin alınmasını sağlayan bir sistemdi; ancak dediğimiz gibi insanlık daima gelişen ve yenilenen bir türdür. Bu sebeple hiçbir şey için geç kalınmış değil. Yeter ki STEM diğer bir türüyle STE(A)M eğitim sistemine gerçek değeri verelim ve daha fazla geç kalmayalım.


Peki gelelim asıl konumuza bu kadar bahsettiğimiz, övdüğümüz STE(A)M eğitim sistemi nedir? Neden bu kadar çok önemli? Ya da farklı bir soruyla neden bu denli küçük bir yaş olan okul öncesi dönemlerden çocuklar bu eğitim sistemiyle tanıştırılmalıdır? Tüm bu soruların cevaplarına yazımızın devamından ulaşabilirsiniz. STE(A)M eğitim sistemine gerçek değerini verebilmek için ilk olarak bu sistem hakkında bilgi sahibi olmamız gerekiyor. Bu sebeple iyi okumalar diliyoruz!


STE(A)M Nedir?


İşte merakla beklenen konumuz STE(A)M eğitim sistemi nedir? İlk olarak STEM sisteminden bahsedelim. STEM kelimesinin açılımı: Science (Bilim), Technology (Teknoloji), Engineering (mühendislik), Mathematics (Matematik) olarak verilmektedir. Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik alanlarının usta bir biçimde harmanlanarak okul öncesi çağlardan başlayıp lisans üstü eğitimine kadar müfredat olarak verildiği sisteme ise STEM eğitim sistemi denmektedir. STE(A)M eğitim sistemi ise tüm bu alanların yanına sanatın da eklenmesiyle hep beraber harmanlanarak sunulduğu eğitim sistemine verilen isimdir.


STE(A)M Neyi Hedefliyor?


STE(A)M içerisindeki çoğu alan şu anda okullarda zaten farklı farklı dersler olarak okutuluyorlar. STE(A)M eğitiminin ilk hedefi çocukları Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Sanat ve Matematik alanındaki bilgilerin günlük hayatta ve meslek hayatında verimli kullanabilecek seviyeye getirmektir. Kısacası STE(A)M eğitim sistemi, Okullarda ders olarak öğretilen teorik bilgilerin pratiğe dönüştürülmesini hedeflemektedir. Böylelikle çocuklar okullarda görmüş oldukları matematik gibi derslerde ‘Bu bilgi günlük hayatta nasıl işime yarayacak?’ sorusunu kendilerine sormazlar; çünkü artık bu bilgileri gerçek hayatta nasıl kullanacaklarını biliyor hale gelirler.


STE(A)M İçerisindeki (A) Ne Anlama Geliyor?


Yukarıda da kısaca bahsetmiş olduğumuz gibi STEM eğitim sistemine (Art) yani sanatın eklenmesiyle oluşan eğitim sistemine STE(A)M denmektedir. STEM sisteminin içerisine sanatın da eklenmesindeki asıl amaç ise öğrencilerin görsel becerilerini geliştirerek bilgisayar gibi elektronik ortamlarda tasarım yapma becerilerini de kazanmalarını sağlamaktır. Asıl amaç bu evet; ancak tek amaç bu değil elbette.


Sanat alanından uzak bir eğitim sistemi hiçbir zaman tamamlanmış bir eğitim sistemi olamaz. STEM eğitim sisteminde öğrencilere düşünmeyi ve merak etmeyi öğretip düşüncelerini dışa vuracakları, kendi farklarını ortaya koyacakları sanatsal alanı açmazsak tam olarak verimli bir sisteme sahip olamayız. Sanat, kişinin bir birey olduğunu aktarma biçimidir. Sanatsal faaliyetlerde öğrenciler yalnızca kendilerine ait ve başka bir eşi olmayan ürünleri ortaya koyarlar. Bu onlar için aynı zamanda bir gelişim süreci ve kendini farkına varma evresidir. Bu sebeple çocuklar çok küçük yaşlarda bilim, mühendislik, teknoloji, matematik gibi alanlarla tanıştırılırken sanat da asla unutulmamalıdır. Her çocuğun içinde sakladığı bir rengi vardır. Sanatla bu renkleri dışarıya çıkarmalarına yardımcı olabiliriz.


STE(A)M Eğitimi Tüm Bunları Nasıl Yapıyor?


STE(A)M eğitim sistemi ile çocukların Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Sanat ve Matematik alanındaki bilgileri artırılıyor. Bu bilgiler artırılırken de en verimli öğrenme biçimi olan etkileşimli öğrenme şekilleri kullanılıyor. Çocuklar pratikte öğrenmiş oldukları bilgileri bizzat kendileri deneyimleyerek, görerek, inşa ederek yaptıklarında ise ilerleyen zamanlarda ortaya çok daha fazla düşünen merak eden ve en önemlisi üreten bir nesil ortaya çıkıyor.


Bir ülkenin büyüyüp gelişmesi, dünya güçleri içerisinde yer edinebilmesi için farklı farklı ülkelerden alınarak bünyesine getirdiği teknolojik aletlere ihtiyacı yoktur. Bir ülkenin gerçek manada gelişebilmesi için bu teknolojiyi üretebilecek nesillere ihtiyacı vardır. STE(A)M eğitim sistemiyle birlikte öğrenen çocuklar daha küçük yaşlarda üretmeye ve deneyimlemeye yönlendirildiği için ileri yaşlarda üretebilen nesillere dönüşüyorlar. Hatta ileri yaşlardan çok daha önce yeni buluş ve icatlarla kendilerini belli edebiliyorlar.


STE(A)M Eğitimi ile Büyüyen Çocuklar


STE(A)M eğitim sistemi içerisinde bulunan kişilere çocuk değil gelecek neslin yetişkinleri olarak bakmalıyız. Gelecek nesillerimizde yalnızca hazır ürünlerin tüketimine odaklı bir anlayış benimsemiş şekilde hayatlarını sürdürmelerini istemiyorsak onları hazır bilgilerle de buluşturmamalıyız. STE(A)M eğitim sistemi çocukları eğitimin içerisinde bilgileri bulmaya yönlendirir. Onlara hazır olarak bilgileri sunmaz. Araştırıp düşündükten sonra bilgiye ulaşmalarına olanak tanır. Bu da düşünen ve üreten beyinlerin ortaya çıkması için harika bir yoldur.


STE(A)M eğitim sistemiyle beraber büyüyen çocuklar eğitim aynı zamanda şu yetilere de sahip olurlar:


  • Eleştirel Düşünme

  • Yaratıcılık

  • Üretkenlik

  • Sorun Çözme


Böylelikle akademik alanda yakaladıkları başarıyı hayatlarının her alanında kullanmaya başlarlar.


STE(A)M Başlığı Altında Neler Yapılabilir?


STE(A) eğitim sistemi altında yapılabilecek onlarca hatta binlerce çalışma vardır. Bu çalışmalardan uzun uzun başka bir yazıda bahsetmek çok daha doğru olacaktır; ancak genel bir bilgi sahibi olmak adına STE(A)M eğitim sistemi çatısında ne tarz çalışmalar yapılabilir? Sorusunun cevabını şu şekilde verebiliriz:


  • Robotik Kodlama

  • Akıl ve Zekâ Oyunları

  • Dikkat Geliştirme

  • Hızlı Okuma

  • Mental Aritmetik

  • İnteraktif Dersler

  • Deneyler


Ve daha birçok farklı alanı da eğitim sistemi içerisinde yapılabilecek çalışmalara örnek olarak gösterebiliriz. Öğrencileri düşünmeye ve öğrenmeye yönlendirecek çalışmalar STE(A)M eğitim sistemi içerisinde bir şekilde kendine yer bulmaktadır.


STE(A)M Yalnızca Sayısal Bir Eğitim midir?


STEM veya STE(A)M eğitim sistemlerini yalnızca sayısal bir eğitim sistemi olarak düşünmek elbette doğru değildir. Bu sistemlerin asıl amaçları yukarıda da bahsettiğimiz gibi çocukları üretmeye ve düşünmeye yöneltmektir. Bu sebeple öğrencilerin STE(A)M eğitim sistemi içerisinde edindikleri deneyimler onların aynı zamanda akılcı ve doğru çözümler üretebilen, kriz yönetimi gibi çeşitli alanda başarılı ve yaratıcı bireyler olmalarına olanak sağlamaktadır. Bu sebeple dışarıdan sayısal bir eğitim sistemi izlenimi verse de STE(A)M eğitim sistemi yalnızca sayısal değil her alanda etki sahibi bir sistemdir.


Türkiye Olarak STE(A)M İçin Neler Yapıyoruz?


Türkiye’de STEM eğitim sistemi FeTeMM yani (Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) olarak adlandırılmaktadır. Bahsettiğimiz sistem içerisinde sanatın da olduğunu unutmamak gerek elbette. Ülkemiz STE(A)M konusunda dünyadan biraz daha geriden gelse de özellikle de son yıllarda yeni nesil eğitim sisteminin değerini anlayarak gerekli çalışmaları yapmaya başlamıştır. Bulunduğumuz konum yeterli midir? Sorusunun cevabı ise şu anda ‘Hayır’ olacaktır; ancak gün geçtikçe yapılan çalışmalarla, müfredatın STEM ve STE(A)M sistemine doğru uyarlanmasıyla sorunun cevabı yavaş yavaş olumlu hale dönecektir.


Türkiye’deki STE(A)M eğitim sistemine en büyük katkıyı ise Bilim Merkezleri yapmaktadır. Öğrenciler belediyelere bağlı olarak kurulan Bilim Merkezleri içerisinde bilimin, teknolojinin, matematiğin ve sanatın en eğlenceli halleriyle tanışmaktadırlar. Pratiğe dökülen bilgiler böylelikle daha akılda kalıcı ve çok daha fazla etkili hale gelmektedir. Bu sebeple Türkiye’de STEM diğer bir adıyla FeTeMM denildiğinde akla ilk olarak Bilim Merkezleri gelmektedir. Bu disiplinle tasarlanmış ve öğrencilere sunulmuş Bilim Merkezleri henüz yeterli sayıda değildir; ancak her geçen gün sayıları artmaktadır.


Geleceğimiz olan çocuklarımız için STE(A)M disipliniyle ortaya konulan her çalışmaya ihtiyacımız var. Bu tarz çalışmaların ve merkezlerin daha da fazla artması dileğiyle.

101 görüntüleme

Comments


bottom of page