top of page

STE(A)M Eğitim Sisteminin Ülkemizdeki Kullanımı ve Eğitime Etkisi

Her birey kendini ispatlayabileceği, içinde bulunan yetenekleri ortaya serebileceği ve kendini geliştirebileceği alanlara ihtiyaç duyar. İçimizde bulunan yeteneklerin keşfi de ilk olarak çocukluk yaşlarında başlamaktadır. Buna rağmen maalesef ki hayal güçlerimizin en yüksek olduğu çocukluk çağlarımızda okullarda, sınıflarda dirsek çürütmekten öte pek fazla gidemiyoruz. Bu durumun sebeplerini elbette düşünmek gerek. Sıralarda yalnızca öğretmeni dinleyerek, sınav olarak geçen bir eğitim sürecinden sonra iş hayatına atılan bireylerin neden iş hayatında bu kadar fazla bocaladığını da bu şekilde kolayca bulabiliriz. Aslında cevap çok basittir. Tüm eğitim hayatı boyunca bilgi sadece akılda kaldı. Pratiğe geçmeyen, ürünlere dönüşmeyen bilgi de zamanla çürüdü. Bu sebeple sağlıklı bir eğitim süreci geçirip daha sonrasında iş hayatında da başarı merdivenlerini emin adımlarla tırmanan nesiller istiyorsak ilk olarak bunun için eğitim sistemimizi güncellemeliyiz.


21. Yüzyıl dünyasında artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Hayat çok hızlı. Daima üretim ve tüketim meydana geliyor. Teknoloji etrafımızı sarmış ve yaşamımızın her alanına entegre olmuş durumda. Hayatımızın her alanına bu kadar fazla yayılmışken ileri zamanlarda teknolojiyi üretecek ve geliştirecek olan çocuklarımızın eğitimlerinin içerisinde yer almaması size de bir eksiklik hissi vermiyor mu? İşte aslında aradığımız tüm cevap bu! Geleceğimizin teknolojisini üretecek olan çocuklarımızın eğitiminden inovasyonu, teknolojiyi ve sanatı eksik bırakıyoruz. Bizim ihtiyaç duyduğumuz eğitim sistemi, daha küçük yaşlarda gelecek nesli teknoloji, bilim, sanat ve bu konularla ilgili olan alanlarla tanıştırıp içine dahil olmayı, üretip geliştirebilmeyi destekleyen bir sistem olmalıdır. Tüm bu istekleri, teorik bilginin pratikle harmanlanarak sunulmasını da bir araya getirince ortaya 21. Yüzyıl’ın eğitim sistemi olan STE(A)M eğitimi çıkıyor.


STE(A)M eğitim sistemi ilk kırıntılarını 1500’lü yıllarda gösterse de hak ettiği ilgiyi 2000’li yıllarda görmeye başlamış bir eğitim sistemidir ve gün geçtikçe yavaş yavaş tüm dünyada uygulanmaya başlanmıştır. Ülkemiz de STE(A)M eğitim sistemiyle tanışan ve kendi sisteminin içerisine dahil etmek için çabalayan ülkeler arasındadır.


STE(A)M eğitim sistemi geleceğe yapılan kalıcı ve uzun vadeli bir yatırımdır. Gelecekte ülkemizi geliştirmek ve dünya üzerinde önemli söz sahibi olabilmek istiyorsak eğitim sistemimize yatırımlar yapmalıyız. Eğitim sistemine yapılan yatırım da aynı zamanda geleceğimize, çocuklarımıza yapılan bir yatırım olmuş oluyor. STE(A)M sistemiyle eğitim sistemimize yaptığımız yatırımın önemi nedir? Bu konuda nasıl çalışmalar yapıyoruz? Eğitim sistemine katkısı nedir? Gibi soruların cevaplarını yazımızın devamında bulabilirsiniz. İyi okumalar!


STE(A)M Eğitim Sistemi Nedir?


STE(A)M eğitim sistemi; bilim, teknoloji, mühendislik, sanat ve matematiğin aynı anda eğitim içine entegre edilerek bilginin teorik ve pratikle harmanlanmış bir biçimde ortaya konulduğu, eğitimin içine öğrencilerin de dahil edildiği ve yorum yapma, yaratıcı düşünme, eleştirel düşüne gibi kazanımları elde ettiği bir eğitim sistemidir.


Gelecekte çok daha iyi bir noktaya gelebilmek için kendini fikirlerini ortaya koyabilen, bir durumla karşılaştığında körü körüne inanmayıp madalyonun arka yüzünü de görüp sorgulayabilen nesillere ihtiyaç duymaktayız. Sorgulayan birey aynı zamanda üreten bireydir. STE(A)M eğitim sistemi çocukları küçük yaşta yaratıcı ve farklı düşünme konusunda destekleyen bir sistemdir. ‘Sayısal alanlardan oluşan bir eğitim sistemi nasıl yapabilir?’ gibi bir düşünce yanlış olacaktır. STE(A)M eğitim sistemi sayısal bir eğitim değil, öğrencilerin her alanda etkin başarı göstermesini sağlayan oldukça kapsamlı ve faydalı bir sistemdir. Bu sistem içerisinde eğitim alan öğrenciler çok genç yaşlarda pratik yaparak deneyim sahibi de olmaya başlarlar. Bu sebeple aktif ve üreten bir gelecek için STE(A)M eğitim sistemi doğru bir karar olacaktır.


STE(A)M Eğitim Sistemi ve Ülkemiz


STE(A)M eğitim sistemi ülkemizde Millî Eğitim Bakanlığı ve TUBİTAK, STE(A)M eğitim sistemine son derece büyük bir önem vermekte ve gerekli çalışmaları yapmaktadırlar. TUBİTAK 2011-2016 Bilim Teknoloji Kalkınma Planı çerçevesinde STEM eğitim sistemine yönelik çalışmaların desteklenmesi vurgulanmıştır. Bu sebeple TUBİTAK, STE(A)M eğitiminde öneme sahip olan ilkokul, ortaokul düzeyindeki öğrencilere yönelik bilim fuarları, gençler için uzay bilimleri, matematik ve fen bilimleri, teknoloji alanlarında yapılacak etkinlikleri ve bilim merkezlerinin faaliyetlerine ayrı bir destek de vermektedir.


Millî Eğitim Bakanlığı, özellikle son dönemlerde STE(A)M eğitim sistemine yönelik bir eğitim anlayışı benimsemekte ve öğrencilerin aktif rol oynadığı, tasarım ve beceri atölyelerinde bireysel özelliklerine göre becerilerini geliştirebildiği alanların sayılarını artırmak ve her noktada ulaşılabilir olmak için çalışmalar sürdürmektedir.


STE(A)M eğitim sistemi dünyada da yapılması gerektiği gibi Türkiye’nin her noktasından ulaşılabilir bir eğitim sistemi haline gelmelidir. 21. Yüzyıl’ın standartlarına göre bir eğitim verebilmek ve öğrencileri hayata hazırlamak adına bu son derece önemlidir.


STE(A)M Eğitim Sistemi İçin Ülkemizde Yapılan Çalışmalar


STE(A)M eğitim sistemi alanında ülkemizde çeşitli çalışmalar yapılmakta ve bilim merkezleri açılmaktadır. Bu çalışmaları TUBİTAK, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yanı sıra yükseköğretim kurumları da sürdürmektedir. Ülkemizde STEM alanında yapılan çalışmalara örnek olarak İstanbul Aydın Üniversitesi’nin (STEM For Disadvantaged Students Especially Girls’ projesi gösterilebilir. Bu projede dezavantajı bulunan (özellikle de kız çocuklarının) STEM alanına ilgisini artırmak amacıyla çalışmalar yapılmaktadır.


Bir başka örnek ise Aziz Sancar’ın’Girls In STEM’ projesi hayata geçirmesi olacaktır. Bu projedeki amaç; 6. Sınıfa giden kız öğrencilerin bilim ve kültür alışverişi konularında daha fazla gelişim göstermelerini sağlamaktır. Bu tür konularda Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi’nin de çeşitli çalışmaları bulunmaktadır.


2005 yılından itibaren ise Millî Eğitim Bakanlığı güncellenen programları uygulamaya başlamıştır. Güncellenen programların amacı öğrencinin öğrendiklerini kendisinin yapılandırması yani yorumlaması gerektiği, eğitimin okul ve öğrenci odaklı olarak ilerleyerek okul öğrenmesinin daha ön plana çıkarılmasına önem verilmiştir. 2013-2014 eğitim öğretim yılından itibaren ise öğrencilerin başarılarının belirlenmesinde anlık başarı değil öğrencinin öğrenme süreciyle bütünleşmiş olarak performansının değerlendirilmesi sistemi uygulanmaya başlanmıştır. Aynı zamanda uygulanan bu eğitim sistemiyle birlikte eğitim süreci içerisinde öğretmen ve okulun rolünü daha etkin kılmayı, tüm ülke genelinde eş zamanlı müfredatın uygulanmasını ve öğretmenlerin mesleki performanslarını artırmayı da hedeflemektedir.


Tüm bu çalışmalarda gördüğümüz üzere ülkemizde STE(A)M eğitim sistemine yönelik çalışmalar 2000’li yıllarda kendini göstermeye başlamıştır. Yakın yıllarda ise STE(A)M eğitim sistemini destekleyecek bilim merkezleri ve tasarım beceri atölyelerinin sayıları da hızlıca artmaya başlamıştır. Böylelikle STE(A)M eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçası olan pratik öğrenimin de Türkiye’de bulunan eğitim sisteminin içerisine daha fazla entegre edilmesi sağlanmaktadır.


STE(A)M Eğitim Sisteminin Katkıları


STE(A)M eğitim sistemi yalnızca eğitime değil birçok alana etki eden bir sistemdir. Bir örnekle açıklamamız gerekirse domino taşlarını baz alabiliriz. Bir ülkenin kalkınabilmesi için ilk olarak kendine yetebilmesi gereklidir. Bunun için de kendi inovasyonlarını gerçekleştirerek üretebilen, geliştirebilen bir iş gücüne ihtiyacı vardır. STE(A)M eğitim sistemiyle birlikte eğitim alan öğrenciler, yaratıcı düşünerek yenilikçi fikirleri ortaya çıkarabilen, üretici ve geliştirici bir nesil olarak yetişirler. Yeni yetişen nesil doğal olarak yeni iş gücü de demektir. Tüm bunları yapabilmek ve dominoyu harekete geçirebilmek için bir kuvvete ihtiyacınız vardır. İşte buradaki kuvvet de 21.Yüzyıl’ın eğitim sistemi olan STE(A)M eğitim sistemidir.


STE(A)M eğitim sistemi aynı zamanda öğrencilerin birbirinden farklı özelliklere ve yeteneklere sahip olduğunu kabul eden, herkesin kendi yetenek ve becerilerine göre eğitim almasını sağlayan bir sistemdir. Böylelikle işinde başarılı, yükselen ve en önemlisi de mutlu bireylerin hayata katılmasını sağlamaktadır.


Ülkemizdeki İş İlanlarında İstenen İdeal Çalışan


Ülkemizde ÖSYM’nin 2014 verileri incelendiğinde STEM alanında mezun olanların oranları %19 olarak görülmektedir. Aynı yıl işe alımlara baktığımızda da STEM alanında mezun olan bireylerin çalıştırılma oranlarının da ortalama %19 civarında olduğu görülmektedir. Bu da demek oluyor ki STE(A)M alanında eğitim alan kişiler herhangi bir sorunla karşılaşmadan iş bulabiliyor.


Ülkemizde çeşitli iş kollarında genel olarak iş ilanı araması yaptığınızda üniversiteden yeni mezun olmuş, genç ve aynı zamanda tecrübeli kişiler arandığını görebilirsiniz. Tüm bunlara sahip olabilmek için de eğitim hayatı içerisinde öğrencilerin tecrübe edinmesi gerektiği göze çarpar. Yani kısacası işverenler artık yalnızca üniversite mezunu kişiler aramıyorlar. Alanda tecrübe ve bilgi sahibi, dinamik, akılcı aynı zamanda pratik düşünebilen çalışanları kendi bünyelerine dahil etmek istiyorlar. STE(A)M eğitim sistemi işte bu yüzden de öğrencilere fazlaca katkı sağlamaktadır. STE(A)M eğitimi sayesinde öğrenciler eğitim hayatları boyunca çeşitli tecrübeye, deneyime ve bilgi birikimine sahip olurlar. Bulundukları ortam ve eğitim sistemi öğrencileri geliştiricilik ve üreticilik alanında destekler. Böylelikle üniversitelerden mezun olduktan sonra iş hayatına hazır olan ve çalıştığı kurumlarda kendi farkını ortaya koyan bireyler olarak hayata atılırlar.


STE(A)M eğitim sistemi geçtiğimiz yıllardan bu yana eğitim sistemimizin içerisine entegre edilmesi için çeşitli çalışmaların bulunduğu bir sistemdir. 21. Yüzyıl dünyasında kendi adımızdan söz ettirebilmek için Türkiye’nin her köşesine STE(A)M eğitim sistemini ulaştırarak mutlu ve üretken nesillerin yetişmesini sağlamak dileğiyle.

89 görüntüleme
bottom of page